Rusya Abhazya üzerinden alternatif ihracat yolu ararken Ukrayna ayçiçeği ve ürün ihracatını hızla artırıyor; lojistik risk ise bölgenin rekabet gücünü belirlemeye devam ediyor.
Karadeniz tahıl piyasası jeopolitik gelişmeler, lojistik riskler, artan maliyetler ve fiziksel talebin aynı anda etkili olduğu bir dönemden geçiyor. Bölge Avrupa ve Türkiye için önemli bir buğday, mısır ve yağlı tohum tedarikçisi olmaya devam ederken deniz yollarındaki belirsizlik sevkiyatların maliyetini ve planlanmasını doğrudan etkiliyor.
Karadeniz riski fiyatların bir parçası olmaya devam ediyor
Karadeniz üzerinden ihracat akışlarındaki sorunlar küresel buğday ticareti üzerinde baskı yaratıyor. Rusya’nın daha düşük ihracatı bölgedeki lojistik sorunlarla bağlantılı olurken küresel buğday tüketimi üretimin üzerinde ve stoklar kademeli olarak geriliyor.
Bu durum navlun, sigorta ve rota güvenliğini Karadeniz tahılının rekabet gücünde temel faktörler haline getiriyor.
Rusya Abhazya üzerinden yeni rota arıyor
Rus ihracatçıları Abhazya’daki Ochamchire Limanı’nı kullanarak tahılın Türkiye’nin Gebze Limanı’na taşınmasını değerlendiriyor. Ürünlerin dökme yerine konteynerlerle taşınması planlanıyor. İlk sevkiyatların kalite kontrol noktasının kasım sonunda açılmasının ardından başlaması öngörülüyor.
Ancak kapasite sınırlı. Standart 20 feet konteyner yaklaşık 23 ton tahıl taşıyabilirken büyük dökme yük gemileri tek seferde 100,000 tona kadar ürün taşıyabiliyor.
Bu nedenle rota mevcut lojistik baskıyı kısmen hafifletebilir ancak büyük Karadeniz limanlarının yerini alamaz.
Ukrayna ayçiçeği ihracatını hızlandırıyor
22 Ekim’e kadar Ukrayna’nın ayçiçeği tohumu ihracatı 25,000 tona yükseldi; eylülün aynı döneminde bu miktar 6,000 tondu. Ana alıcılar Türkiye, İtalya ve Avusturya oldu.
Ayçiçeği yağı ihracatı 177,600 tona çıkarak 86,600 tonluk eylül seviyesinin iki katından fazlasına ulaştı. Türkiye, Romanya ve Hollanda en büyük alıcılar oldu.
Ayçiçeği küspesi ihracatı ise %15.1 artışla 217,700 tona yükseldi. Polonya, Çin ve Romanya başlıca pazarlar oldu.
Türkiye bölgesel merkez rolünü güçlendiriyor
Türkiye hem Ukrayna ayçiçeği ve ayçiçeği yağında önemli alıcı hem de Rusya’nın Abhazya üzerinden planladığı yeni rotanın hedef pazarı konumunda.
Bu durum Türkiye’nin Karadeniz fiziksel ticaretindeki stratejik önemini daha da artırıyor.
Ayçiçeği yağı fiyatı ticareti destekliyor
Avrupa ayçiçeği yağı fiyatları sert yükselirken aralık ayına kadar yakın teslim primi $50 seviyesine ulaştı. Aynı dönemde Ukrayna ayçiçeği tohumu fiyatı %5.3 düştü.
Bu fiyat farkı işleme ve daha yüksek katma değerli ürün ihracatı açısından teşvik edici bir yapı oluşturuyor.
Ukrayna ekim yapısını değiştiriyor
27 Ekim itibarıyla Ukrayna’da kışlık ürün ekimi 5.35 milyon hektara, planlanan alanın %84.7’sine ulaştı. Buğday ve tritikale 3.75 milyon hektar, kışlık arpa 390,000 hektar seviyesinde.
Kışlık kolza ise 1.13 milyon hektarla ilk planın %2.7 üzerine çıktı.
Yüksek üretim maliyetleri, zor lojistik koşulları ve sınırlı likidite, çiftçilerin tahıldan yağlı tohumlara doğru daha temkinli bir değişim göstermesine yol açıyor.
Bulgaristan önemli bir ihracat koridoru olmaya devam ediyor
Bulgaristan üzerinden Karadeniz ihracatı sürüyor ancak tüccarlar risklerini azaltmak için siparişleri daha küçük partilere bölüyor.
Varna Limanı’nda buğday 220–230 euro/ton, mısır 230 euro/ton, ayçiçeği ise 510–520 euro/ton seviyelerinde fiyatlanıyor ve fiziksel talebin devam ettiğini gösteriyor.
Avrupa mısır açığı Karadeniz’in önemini koruyor
AB mısır üretiminin 1994/95 sezonundan bu yana en düşük seviyeye gerilemesi bekleniyor.
Küresel arz güçlü olsa da Avrupa’daki üretim açığı ithalat ihtiyacını artırıyor ve Karadeniz’den Avrupa’ya uzanan ticaret koridorlarının stratejik önemini koruyor.
Lojistik rekabet gücünü belirliyor
Karadeniz piyasasında artık rekabet gücünü yalnızca tahılın fiyatı belirlemiyor.
Navlun maliyeti, rota güvenliği, liman kapasitesi ve alternatif taşıma imkânları eşit derecede önemli hale geliyor. Rusya yeni çıkış yolları ararken Ukrayna yağlı tohum ürünlerine ağırlık veriyor, Bulgaristan daha temkinli ihracat yapıyor ve Türkiye bölgesel alıcı rolünü güçlendiriyor.
